05 Mayıs 2007 Cumartesi

46'sı bir yerde

Sağ sütunda yaptığım eklemelerle birlikte bağlantı saysı 46'ya çıktı. Her biri gezilesi görülesi çalışmalar olan bu bağlantılara boş bir zamanınızda tıklayarak gezinmenizi şiddetle tavsiye ederim. Çoğunluğu pazarlama, reklamcılık ve popüler kültür üzerine olan bu siteler Türkçe içerik açısından sanal alemimizin yüz akları olup tarafımdan sıklıkla ziyaret edilmektedir. Fırsat bulursam bazıları ile ilgili yorumlarımı buraya yazmayı düşünüyorum. Dur bakalım hayırlısı...

26 Nisan 2007 Perşembe

Kultur Shock geliyor

Radyo Eksen'in sponsorluğu ile Çingene Punk adlı müzik türünün nadide örneklerini sunmak üzere ülkemize gelecek olan Kultur Shock adlı grubun konseri 4 Mayıs Cuma günü Balans'ta gerçekleşecek. Balkan ezgilerini hiç dinlemediğiniz bir şekilde duymak istiyorsanız biletler; tam 30, öğrenci 25...

Antarktika ve uçan penguenler

Odamdaki Dünya haritasına dalıp gitmişken bir şey fark ettim. Yıllardır "Antartika" diye telaffuz ettiğim penguenlarin anavatanı meşhur kıta parçasının adı aslında "AntarKtika" imiş. Hemen TDK'ya gidip doğru yazımın ne olduğuna bir daha baktım. Galiba aradaki "K" harfi söylenme zorluğundan ötürü kaynayıp gidiyor. Güzel Türkçe'mizle ilgili yeni bir şey daha öğrenmiş olmanın huzuruyla paylaşmak istedim.

Bu arada geçen gece rüyamda bir sürü uçan penguen gördüm, binlerce yıldır bu özelliklerini saklamışlar. Dünya birbirine girmişti, gökyüzü penguen doluydu. Sanırım vücudumun oturma işlevini gören bölgesi gece açıkta kaldı :)

24 Nisan 2007 Salı

Bilgisayar alacam, ne alayım?

"Bilgisayar'dan anlayan adam" olmanın getirdiklerinden birisi de bu soru ile hayat boyu mücadele etmek oluyor. Bana gelen soruları kısa süreli bertaraf etmek maksadıyla, üşenmedim oturdum yazdım. Techno'dan okuyabilirsiniz...


"Uğraştırma bizi, linkini ver" diyenler şurdan buyursun.

Beyaz gül kırmızı gül, güller arasından gelir...

Yıllar önce çıkan bir Orhan Gencebay kasedini hatırlıyorum. Şans eseri bir yerde dinlemiştim. Giriş bölümünde Orhan Abimiz bir konuşma yapmıştı. "Sevgili gönül dostlarım... Sizlere 20 yıldır şarkı söylüyorum... Şimdi yine söyliycem..." gibi bir şeyler söyledikten sonra o unutulmaz replik geliyordu... "Arkadaşlar, hazır mısınız?"

Orhan Abi bu sözü saz arkadaşlarına söylüyordu ve ardından şarkı başlıyordu. Ben de size söylüyorum... Ardından bir şarkı başlar mı dersiniz?

Yassak kardeşim!

Önce Yotube sitesine erişim yasağı, arkasından Ekşi Sözlük ve Antoloji'ye gelen sansürlerle ilgili olarak düşündüklerimi şurada klavyeye döktüm.

Klavyeye döktüm deyince aklıma geldi, techno'ya test için gelen bir klavye var. Çay kahve dökülse bile bir şey olmuyor. Musluğun altına tutup yıkayabiliyorsunuz. İncelemesini okumak için şuraya tıklayabilirsiniz. Genius SlimStar 310. Fiyatı da çok uygun tavsiye ederim.

23 Nisan 2007 Pazartesi

Karınca öldürmek

Mutfağı karıncalar basmış! Hani şu en mini model olanlarından var ya simsiyah, onlardan. Temizlerken bir kaç tanesini öldürdüm. Sonra kendimi kötü hissettim, geriye kalanları kovaladım kaçsınlar diye :)
Her türlü haşerata karşı olmadık gaddarlıklar sergileyebiliyorken, çoğu insan karıncalara karşı yufka yürekli oluyor herhalde. Böcekten saymıyoruz onları. Onlar yaz-kış çalışan emektar işçiler.

Ha bir de örümcekleri öldüremem. Çok göze batmayan bir yere ağ kurmuşlarsa ellemem hatta. Sıkılana kadar takılırlar orda. Bu harekette bir nevi "emeğe saygı" olsa gerek :) O kadar uğraşıyor elemanlar ağ örmek için, ayıp olur bozmak.

22 Nisan 2007 Pazar

PlayStation3'ün garip reklam filmi

"This is living" sloganıyla başlatılan reklam kampanyasında Moğollar'ın 1970 yılında yaptığı "Garip Çoban" adlı parçanın kullanılacağını öğrendiğimde bir hayli heyecanlanmıştım. Reklam filmini izlediğimde ise doğruyu söylemek gerekirse hayal kırıklığı ile şaşkınlık arası bir duyguya kapıldım. Çoğu kişiyi oldukça rahatsız edecek reklam filminde seks, şiddet, mastürbasyon gibi sarsıcı sahneler bulunuyor. Bağımsız kısa film festivallerinden birinde böyle bir filmi izlemiş olsaydım beğenirdim ama PS3 ile bu reklam filmini pek bağdaştıramadım. Yoksa Sony'nin "this is living" dediği gerçeğin böylesine fantastik ve çarpıcı bir şekilde insanlara gösterilmesi mi beni şaşırttı bilmiyorum. Her ne olursa olsun bu reklam filminin uzun süre hafızalardan silinmeyeceği ve reklamcılık kitaplarında kendisine yer bulacağı kesin. Sony bu kez sanırım "reklamın ötesinde" bir şeyler yapmış...


Bilmim ve Teknik dergisine ne olmuş?


Nisan sayısında Pardus Felis chaus CD'sinin verildiğini öğrendiğimde uzun zamandır almadığım Bilim ve Teknik dergisinden bir tane aldım. Kapağı görünce lise yıllarımda heyecenla eve gelip, naylon poşetini yırtıp dergiyi okumadan önce tek tek bütün sayfalarına baktığım aklıma geldi. Yıllar sonra aynı şeyi yapıp sayfaları çevirince içime bir sıkıntı düştü. Sayfa yerleşimleri, tasarım, kullanılan görseller tam anlamıyla facia! Bir de içeriden bir iki sayfa okuyunca anlatım dilinin de vasatın altına düşmüş olduğunu üzülerek gördüm. Alanında yıllardır alternatifsiz bir şekilde ayakta duran, kar gütmeyen bir "misyon dergisi" olan Bilim ve Teknik'in bu hale ne zaman düştüğünü bilmiyorum ama sıfırdan bir tasarım, sıfırdan bir planlama ve sıfırdan kurulacak bir yaz işleri kadrosu gerekliliği çok açık ortada.

Her ne kadar sürçilisan edeceksek baştan affola :)


Uykusuz geçen bir gecenin ardından Blogger destekli ilk sitemi tamamlamış bulunuyorum. Arayüz ile cebelleşirken CSS'ye de bulaşınca anladım ki, web tasarımı artık babadan kalma yöntemlerle olmuyor yahu...


Neden bir blog açtığımın ise tek cevabı var;
"fazlalıkları dışarı atma isteği"...